VOID, 2022

Bir gün, binamızın giriş kapısında bir ilana rastladım; asıl metnin İngilizce olmasından yabancı olduğunu düşündüğüm komşularımızdan birinin kaybolan kedisi hakkındaydı. İlanın İngilizcesi’nde “missing” olarak geçen ve Türkçe’ye “kayıp” diye çevrilebilecek kelime, muhtemelen sözlük ya da Google Çeviri’den bakılarak “eksik” olarak tercüme edilmişti. Ardından sözcüğün üzeri işgüzar biri tarafından çizilerek kayıp olarak düzeltilmişti.
Bu naif karışıklığı, önce günlük hayatta sıkça kullandığımız, iç içe geçen, adeta birbirleriyle örülü bu iki kelimeyi zihnimde birçok kez evirip çevirerek, anlamlarını yitirtecek hale getirip, daha sonra da aralarındaki bağlantıyı tekrar kurarak, yeniden manâlandırmaya çalıştım. Kayıplarımın hayatımda yol açtığı eksiklikleri, yetersizlik ve güvensizlik hissini ve giderek büyüyen boşluklarını kafamda, ruhumda bir kez daha canlandırdım. En büyük kayıp ölüm mü, ölüm tamamen bir yok oluş mu, o kayıp nasıl tanımlanabilir, kaybolan kim, giden mi, yoksa geride, o boşluğun içinde kalan mı?
Bu proje, aklımda uçuşan o fikirlerle ilgili, yalnızca bu.



